Artvin Oyunları

Halk Oyunları Sayfamızı Siz de Beğenin



  • Folklor

  • Halk Oyunları

  • Site Haritası

  • Rss facebok twitter



    Artvin Oyunları

    Kategori: A | Görüntülenme: 1.200
    22 Mayıs 2012

    Artvin taraflarının evlenme ve sair cemiyetlerinde Horon oyununa kalkılınca, otuz kırk yıl önceleri havaya silahlar boşaltıldığı da olurdu. Halen silahsız şenlikler her vesilede millî oyunlara sahne teşkil etmektedir. Vilayetin hemen hiçbir bucağında kız veya köçek oynatmak adeti yoktur. Çünkü, ne kadar uzak olursa olsun hısım akraba arasında kadınlar erkekten kaçmazlar. Kış gecelerinde pek samimi ve saygılı aile muhabbetleri yaparlar, oyunlar yürütürler.

    Evlenme merasiminde düğünün ertesi gününe ait ÅŸenliklerde önce gelin, yüzü duvaklı olduÄŸu hâlde ayakta bekler. SaÄŸdıç içeri gelerek belinden kamasını çıkarır. Gelinin önüne ilerleyip üç defa “Dilini mi keseyim, yüzünü mü?” diye tekrarlar. Üçüncüde kadınlardan bir “Dilini kes” der. Bu, “konuÅŸtur” demektir ki “hicaptan kurtarışı” ifade eder. O zaman, kamanın ucuyla duvağı açar ve bir de Deli Horon oynayıp çıkar. Bu hareket de belki “Bu oyun gibi ÅŸakrak ol” temennisine yöneliktir. Yahut da eskilerde kötü ruhları kaçırmak göreneÄŸinden hatıra kalmıştı. Sonra akÅŸama kadar kadın ve genç kızlar kamalı dileÄŸin telkinine uyarcasına oynayıp eÄŸlenirler, neÅŸe akÅŸama kadar sürer. Böylelikle düğün de sona ermiÅŸ olur.

    Ahalisi Gürcüce de konuşabilen Maçahal, Maradit, Borçka ve Murgul taraflarında en fazla yüz yıldan beridir Rus ithali armonika eşliğiyle yürütülen müteaddit Kafkas şarkı ve oyunları da yer bulabilmiştir. Şamili, Horon ve Tamaşa adlı oyunlar ve bir de Arşın Mal Alan Azerî operetinin türkülü ve rakslı bir fıkrası otuz yıl kadar önce alınıp vilayette pek moda olmuşlardı. Bunlar orada belirli bir istilâ devresinin acı hatıralarını anarak yürütülegelmişlerdir.

    Artvin ve yöresinin hâldeki bugünkü oyunlarından başlıcaları arasında Avrupa menşeyli polka gibi ithal unsurlarını bile bazen görmek mümkündür. Başlıca oyunları şunlardır: Düz Horon veya Adi Horon (yeni adıyla Durgun Çoruh), Deli Horon (yeni adıyla Coşkun Çoruh), Sasa (Kıvrak Çoruh), Orta Batum, Sarı Çiçek, Sallama, Ata Barı, Polka, Uzundere, Teşi, Kurt Barı, Muğrul Basması, Karabağ, Köçek, Kama Oyunu, Artvin Timurağası.

    Durgun Çoruh:
    Bu oyunun hareketleri sükûnetlidir. Figürleri de kolay ve sadedir. Eski Adi Horon veya Düz Horon adları da esasen bundan dolayı idi.

    Coşkun Çoruh:
    Bu oyunun hareketleri çok canlıdır, hızlı sıçramaları vardır. Atiklikten adeta ayaklar yere basmıyormuÅŸ intibaı hasıl olur. Eski Deli Horon yakıştırması zaten bu coÅŸkunluktan ilham alınmıştı. Düz Horon’a nispetle zor ve yorucu bir oyundur.

    Kıvrak Çoruh:
    Hareketleri gayet ahenktâr, figürleri kıvraktır. Öncekilere nispetle daha çetindir. Artvin merkezinin en sevilen oyunu budur.

    Orta Batum:
    Batum dolayından gelmiÅŸ ve son göçmenlikten sonra Artvin’de tutulmuÅŸtur. Epey yaygınlaÅŸmıştır. Deli Horon’un biraz geliÅŸtirilmiÅŸidir.

    Sarı Çiçek:
    Şavşat havalisinin oyunudur. Akraba arasında katiyen kaçgöç olmadığından bir kız bir erkek birlikte oynarlar. Hareketleri zarif ve oynaktır.

    Sallama:
    Sahil mıntıkasına doÄŸru Borçka ve Hopa taraflarında revaçtadır. İki kiÅŸiyle ve karşılıklı dört kiÅŸiyle yürütülür. Oyun, bacak sarsıntıları ve vücut sallantıları dolayısıyla “Sallama” adını almıştır.

    TeÅŸi:
    Tek kiÅŸiliktir. Adı belki de “Tek kiÅŸi”den muhaffeftir. Oyunda iplik bükmeyi ve yün eÄŸirmeyi taklit eden hareketler vardır.

    Muğrul (Murgul) Basması:
    Borçka’nın MuÄŸrul (Murgul) bucağı taraflarına mahsustur. Düz Horon’un daha güzel bir ÅŸeklidir. “Nanay” tabir ettikleri bir terennümü ağızla tutturarak bu oyunu çalıp oynarlar. Sese katılmayan bir oyuncu da komutalar vererek hareketleri idare eder.

    Artvin Timurağası:
    Bu oyun Erzurum’dan alınmış olmakla beraber, figürlerine bazı katmalar yapıldığı görülür.

    Kama Oyunu:
    İki kiÅŸi tarafından hançerlerle oynanır. Fakat Erzurum’un Hançer Barı’na hiç benzemez.

    Köçek:
    Figürleri biraz ÅžeyhÅŸamil’i andıran, fakat pek çevik ve atik hareketleri olan bir oyundur.

    KarabaÄŸ ve Uzundere:
    Bunlar Kafkasya’dan geçme oyunlardandır. Azerîdirler. Bütün bu oyunlar düğün, bayram ve hususi günlerde, harman boyunca tarlalarda, ayrıca da aÅŸağıda yazılı ahvalde (hallerde, durumlarda) yürütülürler. ÇoÄŸu köylerde bahar vakti hayvanlar yaylaya çıkarıldığından, bu durum türlü eÄŸlencelere vesile olur. Buna “daÄŸa öküz çıkarma” tabir olunur. Birlikte davul zurna da çıkarılır. DaÄŸda boÄŸalar dövüştürülür, Horonlar çevrilir.

    DaÄŸlarda eriyip çiftçinin içimini saÄŸlayan karların suyunu civar köylere kadar indiren ark bütün yıl molozlarla tıkanmıştır. Onu temizlemek üzere bütün köyü baharda yola çıkar. Bu halkın iaÅŸesini bir zengin hayırsever kendi üzerine almıştır. Alışılmış bulunulan bu ziyafetten sonra yine oyunlara kalkılır ki şükran oyunu sayılsalar yeridir. Ayrıca Borçka havalisinde “Meci” denilen bir görenek daha vardır (Bu tabir imece kelimesinden muharreftir).

    Köyün kızları tarla iÅŸlerinde yardımlaÅŸmak için nöbet nöbet toplaşırlar, böylece her gün bir tarlada elbirlikli çalışmalar olur. Köy ÅŸairleri bu “meciler için türküler hazırlamışlardır. Köy delikanlıları da aynı tarlaya giderek kızların otuz kırk adım açığında yer alır ve meciye mahsus türküleri bir ağızdan söylerler. Sözler hep yavukluluk ve al’ka üzerinedir. Her hangi bir kıza beslenen meyli anlatan dokunaklı sözler türkünün mısralarına örtülü, kapalı sıkıştırılmışlardır. Kızlar gene türküyle bir ağızdan cevap verirlerse teklif kabul edilmiÅŸ demektir. Cevap verilmezse reddedildiÄŸi anlaşılır. İlk tanışma böylelikle iÅŸte bu mecilerde olur. Ama babanın rızası sonradan alınır. Meciler boyunca delikanlılar aralarında Horonlar da çevirmek suretiyle kızları eÄŸlendirip dikkatlerini çekmeye gayret ederler.

    Kış geceleri evlerde yapılıp “Afrana”denilen yemekli toplantıların en önemli eÄŸlencesi yine Horonlardır. Afrana tabiri, kadim ortaklaÅŸa sözünden muhareftir.Yurdun nice yerlerinde hâlâ çeÅŸitli telaffuzlarla, görenekten yapılan esnaf iÅŸi eÄŸlenceli toplantıların adı olarak vardır.

    Amele olan yollarda topluca iÅŸ başındaki delikanlılar paydoslarda oyunu yine hiç ihmal etmezler. Askerlikte, tek tulum musiki iÅŸini baÅŸlı başına idareye yeter. Bir araya düşmüş bulunan Artvinliler Cumartesi ve pazarları çamaşır kuruturken dere kıyısında derhal halkalar kurup Horon’a kalkarlar.

    Kullanılan Çalgılar:
    Artvin havalisinin Horonlarında en fazla tulum çalınır. Zurna, mey, davul da kullanılmaktadır. Son zamanlarda el armonikleri ve nihayet bazen akordeon da kullanıldığından, bunlar hem tulumun hem de davul zurnanın aleyhine ithaller olmuÅŸlardır. Saplı “saz” da yer alabilmekle beraber, bu aynı rekabet yüzünden ne yazık ki daha da seyrelmiÅŸtir.

    Artvin Düğünlerinde Oyunun Yeri:

    Bütün bu tertibatta millî düğün balesinin unsurları vardır.

    Artvin düğünlerinde gelin atlanıp da alayla oÄŸlan evine gelindiÄŸinde gelinin tersine çevrik bir kazan üstüne bastırılarak attan indirilir. Bir bilirkiÅŸi diyor ki: “Borçka, Murgul ve o havalide gelin attan kazan üstüne indirilirken gelinin erkek akraba, akraba ve köylüsü bir yere halkavari dizilerek ve buralar halkı çoÄŸunlukla Gürcüce de konuÅŸabildiklerinden ÅŸu ÅŸarkıyla bahÅŸiÅŸ isterler: “Besa mamdi köse, meze gelsin yoksa yale yalli…” Meze, bahÅŸiÅŸ demektir. Erkek tarafı da vakit ve haline göre koyun, keçi, inek, öküz vs. gibi bir ÅŸey verir. Delikanlılar verilen bu hayvanı silah, çevre vesaireyle süsleyip ortalarına alırlar. Hem de hayvanın bir uzvu üzerine maniler söyleyerek raksederler. Meselâ; “Åžu merenin mezenin gözlerine maÅŸallah…” vs. BahÅŸiÅŸ sonradan delikanlılarca geline hediye edilir. BahÅŸiÅŸ eÄŸer ehemmiyetsiz bir ÅŸey ise o taktirde aralarında üleÅŸirler. Yahut, derhal kesip bir ziyafet çekerler. Çok defa da gelin bu hediyeyi kabul etmekle beraber, yine de akraba ve taallük’ttan olan delikanlılara bahÅŸiÅŸ olarak iade eder. Gelin attan indirildikten sonra “meze”nin yani bahÅŸiÅŸin it’sı ÅŸayet gecikecek olursa, delikanlılar silah atmak ve evin kiremitlerini kırmak suretiyle nümayiÅŸle mukabele ederler. Hediye ve bahÅŸiÅŸ behemahal alınır ki ısrarın esası mutlak surette ÅŸaka ve muziplikten ibarettir, onun göreneÄŸidir. Gelin bundan sonra damadın evine girer. Bütün bunlardan müstakbel bir senaryonun millî motifleri edinilebilir.

    GerdeÄŸin ertesi gün hısım akraba pek gösteriÅŸli ÅŸenliklere geçerler. Gelin, yüzü duvaklı olarak ayakta bekler. SaÄŸdıç, içeri gelerek belinden kamasını çıkarır ve gelinin önüne ilerleyip üç defa: “Dilini mi keseyim, yüzünü mü?” diye tekrarlar. Üçüncüde kadınlardan biri “Dilini kes” der. O zaman kamasının ucuyla duvağı açar ve bir de “Deli Horum” denilen oyunu oynadıktan sonra çıkar. Bundan sonra akÅŸama kadar kadınlar ve genç kızlar oynayıp eÄŸlenirler. “Deli Horum, buraya mahsus Kafkasya’dan gelmiÅŸ bir ayak oyunudur.”



    Benzer Yazılar:

    Artvin Yöresi Artvin Yöresi
    CoÅŸkun Coruh CoÅŸkun Coruh
    Ata Barı Ata Barı
    Rize Oyunları Rize Oyunları

    0 Yorum


    Ilk yorum yazan olun


    Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    *

    Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


    Keywords: Artvin Oyunları , Artvin Oyunları yarışma, Artvin Oyunları oyun, Artvin Oyunları yarısma, Artvin Oyunları video, yarışma, Artvin Oyunları yarışması, Artvin Oyunları,halk oyunları mp3, Artvin Oyunları muzikleri, Artvin Oyunları müzikleri, Artvin Oyunları izle