Halk Oyunları Sayfamızı Siz de Beğenin


  • Folklor Halk Oyunları

  • Site Haritası

  • Rss facebok twitter
    Anadolu Folklor Topluluğu



    Var Anam Gel Anam Oyunu

    Kategori: V |
    21 Ekim 2014

    Manisa’nın Soma ilçesinin Tarhala oyunlarındandır. Erkekler bir tarafta, kadınlar öte yanda kendi alemlerindedirler. Koyun yatırma adetine de sahne olan bu kurban bayramı, orada bilhassa genç kız ve delikanlıların umut günüdür. Bir ara delikanlılar genç kızlara elli metre kadar yaklaşınca onlar da oyun hazırlamaya giderler. Erkekler dümbelekler çalarak oynarken kızlar seyirci kalır. Sonra, kızlar Ayak Oyunu’na geçerler.

    On beşlik kızlar ve daha büyükçeleri, meydanın ortasına gelip bir halka kurarlar. Zeybek kıyafetine giren bir kız on kadar kız kılıklarıyla yan yana durur. Bu kızlar, erkekleri temsilen bellerine birer çubuk parçası sokarlar. Karşı taraftakilerden biri de kocakarı kıyafetine girerek, kızların yanında yer alır. Delikanlılar, kızlara on metreye kadar yaklaşırlar. O gün, kızlar çok serbesttir. Çünkü, bu gün “bekar kızların talih günü”dür.

    Erkekleri temsil eden taraf ellerini kaldırıp ayaklarını çağırdıkları türküye uydurarak karşılarındaki kızlar grubuna doğru oynaya oynaya yürürler. Birlikte ve tempoyla şık şıkır çağırdıkları türkü şudur:

    Var anam, gel anam
    İşte nişanlımı getirdim
    İşte yüzüğümü getirdim
    Ölmeden gel anam

    Kızları temsil eden grup cevap veriyor:

    Sizin nişana tasma derler
    Sizin yüzüğe halka derler
    Al kelam ile dünür
    Gel kelam ile dünür

    Oyun böylece karşılıklı manilerle devam ederken cümlesinin (hepsinin, tamamının) nakaratı olarak “Al kelam ile dünür” söylenir. Karşılıklı olarak onar onar gidip gelişlerde çok nazlı ve pek şirin edalarla oynar, sekmelerle karışlaşırlar.

    Türkünün geri kalan sözleri karşılıklı olarak şöyledir (Daima bir taraf iki mısrayı nakaratıyla birlikte söyledikten sonra, karşı taraf da nakaratıyla birlikte dört mısra söyler. Tekrar birinciler aynı ölçüde sözlere devam ederler):

    Delikanlıları Temsil Eden Grup

    - İşte küpemi getirdim
    İşte altınımı getirdim
    – İşte incimi getirdim
    İşte fistan getirdim
    – İşte fotin getirdim
    İşte çorap getirdim
    – İşte ferace getirdim
    İşte üç etek getirdim
    – İşte libade getirdim
    Bıçakcık olsa, bıçakcık olsa

    Belinde dursa, belimde dursa

    - Benim oğlum küstü gitti
    Alakçasına şaştı gitti.

    Kızları Temsil Eden Grup

    - Sizin küpeye boncuk derler
    Sizin altına eşek nalı derler
    – Sizin inciye boncuk derler
    Sizin fistana çuval derler
    – Sizin potine çarık derler
    Sizin çoraba tutaç derler
    – Sizin feraceye kepenek derler
    Ona bizde bulaşık bezi derler
    – Sizin libadeye hasır derler
    Kısacık (altın dizisi) olsa, koynumda dursa
    Tekecik (tepelik) olsa, başımda dursa

    - Ben kızımı Şam’a veririm
    Dam’dan ırak yere veririm
    Yine size vermem.

    Bu türküden sonra usulü dairesinde oynaya oynaya halka haline gelerek otururlar. Kocakarıya yaklaşan zeybek kadın, üç defa köpek gibi havlayıp güç hal ile oturur. Deminki sözleri hatırlar, sinirlenir ve nihayet der ki

    - Allah’ın emriyle, koca bıçağın demiriyle bize kızı verin.

    Oğlan tarafı bellerindeki değnek parçalarını pala gibi çekerek ayağa kalkar. Kızlar ise:

    - Oğlanları görelim, diyerek yumuşarlar.

    Oğlanları temsil edenler, dizilirler. Kızlar da onların karşılarında sıra olurlar. Kızlar ile oğlanlar birbirlerini muayene ederler. Bu sırada asıl delikanlılar on adım kenarda kızları seyretmektedirler.

    Oğlanları temsil edenlerden birkaçı kızlara hücum ederek birkaçının başörtülerini çekerler. Saçlarından tutup hep taraflarını açarlar. Artık namahremlik (kaç-göç) kalmamıştır. Ev haliyle kalan kızı az sonra gûya kaçırırlar. Diğerleri el çırpar:

    - Aldık kızı! Aldık kızı! Oyun bitti!

    Bu oyundan maksat, delikanlıların evvelce tasarlayıp kızlara bildirdikleri kızı açık saçık görebilmesidir. Tabiatiyle, oyundaki kızlar, hep iyi giyimli süslü püslüdürler. Görülmüş ve sesi duyulmuştur artık. Altınları bile göze çarpmıştır. Bir hafta içinde ailesinden istenilmesi mecburidir. Aksi takdirde, gelecek yılın “koyun yatırması”nı bekleyecektir.

    Evlendikleri takdirde, kadın her zaman kocasına; “Sen beni Koyun Yatırma’da göre göre bile bile aldın. Şimdi niye beğenmiyorsun?” diyebilecektir. Bu türden sitemlere hakkı olabilecektir.

    Ana babadan önce söz kesilmenin bir nevi mukaddimesi (girişi) durumundaki bu sahne köy kuruldu kurulalı her yıl tekrarlanırmış. Oyunun bitmesinden sonraki bir safhası da, kızı oğlanların, oğlanı da kızların taliplere övmeleri şeklinde tecelli edip, caymamalarını sağlamaya çalışmak olurmuş. Oyunun bitiminde kız ile oğlan arasında kaşla göz arası işaretleme dahi cereyan edebildiği unutulmasın.

    Bu hoş gün, karanlık çökünceye kadar sürerek, saatlerce çobansız kalan koyunlar nihayet genç sahiplerini bularak aralarında sürü olup ağıllarına dönerler. Oyun, muhtelif (çeşitli) talipler adına el altından tekrarlanmıştır.





    0 Yorum


    Ilk yorum yazan olun


    Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>